İngiltere, Rolls-Royce ile birlikte uzay araçları için nükleer enerjiyle çalışan motor geliştirecek

İnsanlığın gözünü artık Mars’a diktiği ve Kızıl Gezegen’de koloniler kurma fikriyle iyiden iyiyi haşır neşir olduğu artık birçoğumuzun aşina olduğu bir durum. Mevcut teknolojiyle 6 ila 8 ay süreceği tahmin edilen insanlı Mars görevlerini yeni ve gelişmiş itki sistemleriyle daha kısa sürede gerçekleştirme hayali de benzer şekilde üzerinde fazlasıyla mesai harcanan bir süreç. İngiltere ve İngiliz Rolls-Royce’un kurduğu ortaklığın bu durum için ortaya koymayı planladığı çözüm ise nükleer itki sistemleri olarak karşımıza çıkıyor.

Mars ve ötesini keşfetmek adına başlatılan bu projede nükleer enerji ve bunun kullanıldığı itki sistemlerini inceleyecek ortaklık, bu sayede uzaydaki seyahat süresini kısaltmak ve derin uzay görevlerinde ve güneş enerjisinin yeterli olmadığı senaryolarda nükleer enerjinin nimetlerinden yaralanma hedefleriyle hareket edecek. Gezegen bilimcilerin de bir araya getirileceği projede, nükleer enerjinin uzay sanayini ne şekilde değiştirebileceği irdelenecek.

Projeye yönelik ortaklığın her iki kanadından da yapılan açıklamalar bulunmakta. Örneğin, Rolls-Royce Savunma Başkan Yardımcısı Dave Gordon bu kapsamda, “İngiltere’nin bu alandaki imkân ve kabiliyetini takdir etmek gerekli. Zira, İngiliz nükleer ağı ve tedarik zincirinin güçlü pozisyonu bizlere bu projede güç verecek. Gezegenimizi korumak, onun emniyetini sağlamak ve evreni keşfetmek için nükleer enerji projelerine devam ederken için bu ve bunun gibi farklı projeleri de hayata geçirmeyi dört gözle bekliyoruz.” ifadelerini kullanmış.

Uzun bir süredir gündemde

İngiltere Uzay Ajansı Müdürü Dr. Graham Turnock ise nükleer enerjinin uzay görevleri için kullanılması konusunu, oyunun kurallarını değiştiren bir konsept olarak gördüğünü söylemiş. Graham bu konuda yaptığı açıklamada, “Söz konusu çalışmayla nükleer enerjiyle işleyen uzay araçlarının heyecan verici potansiyelini ortaya çıkarabilecek ve henüz olgunlaşmamış teknolojinin bizleri uzayın derinliklerine çok daha hızlı bir şekilde ulaştırıp ulaştırmayacağını anlamaya çalışacağız.” sözlerini sarf ettiğini görüyoruz.

Konuya ilgi duyanların bileceği üzere nükleer enerjinin uzay yolculuklarında kullanılma fikri aslında bir ilk değil. ABD’nin 50’li ve 60’lı yıllarda bu alanda çalıştığı ancak 70’lerde bundan vazgeçtiği biliniyor. Fakat, Kuzey Amerika ülkesinin nükleer enerji ve uzay görevleri defterini yeniden açtığı da söylenmekte. Hatta Bulgaristan merkezli bir çalışmada, nükleer enerjiyle işleyen bir uzay aracının Jüpiter’i keşfetme fikri de gündeme gelmiş durumda.

Bakalım hem enerji üretimi hem de savunma sanayi alanında caydırıcılık anlamında kullanılan nükleer enerji, uzayın keşfi için bizleri ne gibi kapılar açacak?  

Call Now ButtonŞimdi Arayın!