Fehmi Koru: WhatsApp tartışması beni ByLock’a sürükledi

*Fehmi Koru

Yakınlarınızla görüntülü görüşme ve mesaj alış-verişinde hangi programı kullanıyorsunuz? Bu soruya düne kadar hiç tereddüt etmeden “Whatsapp” cevabını veriyordum; hem de herhangi bir rahatsızlık duymadan… 

Dün birdenbire Whatsapp aleyhine yoğun bir mesaj trafiği başladı. Bir süre önce Facebook tarafından satın alınan Whatsapp, üzerinden mesajlaşanlara ait verileri ana platform olan Facebook ile paylaşmasına izin istemiş; bazı kullanıcıları bunu sakıncalı buluyorlar.Eş-zamanlı olarak televizyonlarda ülkemizdeki servis sağlayıcılardan birinin bir-iki yıl önce üretip kullanıma açtığı ‘BİP’ programının  reklamları başladı.

Cumhurbaşkanlığı da “Yerli mesajlaşma programı kullanın” tavsiyesinde bulundu. Yine eş-zamanlı olarak… Kullanalım kullanmasına ama BİP’in de Whatsapp‘ın sağladığı güveni vermesi lazım.

Whatsapp mesajlara müdahaleyi iki taraflı imkansız kılan bir yöntem uyguluyor. Görüşmeleri ve mesajları şifreliyerek karşı tarafa öyle ulaştırıyor. Bu bakımdan güvenli. BİP’in böyle bir güven verici tedbiri yok. Veri paylaşımı konusunda Whatsapp‘tan ayrılmak için ne sebep varsa, aynı durum yerli program için de söz konusu. Topladığı verileri BİP’in kem gözlerin kullanımına sunmayacağı pek malum değil.

“Hiç değilse yerli gözler görür” diyenlerdenseniz BİP sizler için… Whatsapp’tan Parler’e, oradan da ByLock’a Bizde Whatsapp eksenli bu tartışmanın başladığı şu günlerde, geçen hafta başından bir darbe girişimi geçmiş ABD’de de hemen hemen aynı konu tartışılıyor. Orada da gündemi sarsan, iki yıl önce çeşitli platformlardan indirilebilen bir mesajlaşma programı olan ‘Parler’ tartışma gündeminin tam ortasında. ‘Parler’ de cep telefonlarına, tabletlere ve bilgisayarlara indirilebilen bir mesajlaşma programı. Apple, Google ve Amazon üzerinden indirilebiliyordu; bu şirketler bundan böyle Parler’e erişimi engellemeye karar verdiler.

On milyondan fazla kullanıcısı olan Parler bu yüzden artık tek bir yeni kullanıcı bulamayacak. Neden?

Yasaklamanın geçen haftanın bütün dünyayı şaşkınlığa uğratan Kongre binası baskınıyla doğrudan ilişkisi var. 

Donald Trump’ın iddialarını doğru kabul eden ve yaşadıkları yakın-uzak eyaletlerden kalkıp başkente gelerek Trump’a destek veren, onun davetini ciddiye alıp Kongre’yi basanlar kendi aralarında mesajlaşmak için Parler programını kullanıyorlarmış… Aşırı sağcı grupların kullandığı bir programmış Parler… Çarşamba günkü darbe girişimine insanlar Parler üzerinden yönlendirilerek hazırlanmış, baskın sırasında da birbirleriyle yine onunla haberleşmişler. Darbenin her adımı Parler üzerinden gerçekleşmiş…

Sizi bilmem, ama konuya ilişkin haberleri okurken benim aklıma 15 Temmuz (2016) hain darbe girişimi sonrasında bilgimiz dahiline giren ‘ByLock’ programı geldi. Apple, Google ve Amazon platformlarından indiriliyormuş ByLock da… Belli bir grup kendi iç haberleşmeleri için onu kullanıyormuş. Böyle bir özel amaca hizmet ettiğini bilmeseler bile ByLock kullandığı tespit edilen kişilerin o gün bugündür başı dertten kurtulmuyor.

Oysa ABD’de, Kongre binasını basan kişilerin özel haberleşme programı olduğu ortaya çıktığı için Parler kullananlara karşı herhangi bir cezai takibata girişilmedi, bundan sonra da girişileceğe benzemiyor; yalnızca isteyenlerin indirebilmesi için dijital mağazalarına onu kabul eden platformlar erişilmesini engellemekteler.

Bu durum bile tepkilere yol açıyor. Aşırı sağcı gruplar yanında temel hak ve özgürlükler alanında çalışan bazı sivil toplum örgütleri de ‘Parler’ programının engellenmesini özgürlüğe müdahale görüp sakıncalı bulmakta.  

Amerika böyle bir ülke işte. Üzerine gidilen sayısı sınırlı İlk gelen haberlere göre, Çarşamba günü dünyanın şaşkın bakışları altında beş kişinin canına mal olmuş ABD’yi sarsan darbe girişimi yüzünden çok sınırlı sayıda insanın üzerine gidiliyor. O gün Trump’ın da konuştuğu gösteriye 30 bin kişi katılmıştı oysa. Capitol binasına yüzlerce kişi girmişti. 

Sorumlular, eylemde lider olduğu, güç kullandığı, silah bulundurduğu görülen kişilerle sınırlı tutulacak gibi.

Akıl almaz komplo teorileriyle kafaları zehirlenmiş, değişik ortamlarda silahlı gösterilerde bulunduğu görülmüş, o gün de eylemler içerisinde yer aldığı kameralarla tespit edilmiş olmasına rağmen “Trump çağırsın yine giderim” diyen niceleri bu görüşleriyle gazetelerde karşımıza çıkabiliyor. Üzerlerine gidilmiyor. Neyse bugün konum bu değil, mesajlaşma platformları… Whatsapp kullanacak mıyız, yoksa yerli ve milli program arayışına mı gireceğiz?

Kendi adıma ben yıllardır kullandığım ve herhangi bir sorunla karşılaşmadığım Whatsapp programını terk etmek için ortada yeterli bir sebep göremiyorum. Facebook satın aldıktan sonra, para düşkünü Mark Zuckerberg’in veri satmada sınır tanımadığını da bildiğim için, Whatsapp’ın şimdi duyurduğu türden ana firmayla işbirliğine girdiğini tahmin etmiştim zaten. Şimdi yaptığı malumun ilamı…

İkircikli olanlar, verilerinin başkalarıyla paylaşılmasını mahzurlu görenler, kısacası Whatsapp konusunda rahatsızlık duyanlara, uzmanlar, onunla neredeyse tam tamına aynı hizmeti sunan, üstelik iki taraflı şifreleme (enkripsiyon) de sağlayan bir başka programı tavsiye ediyorlar: Signal programını…

[Rusya’yı güvenilir bulanlar için Telegram adlı bir program da var.]

Parler bende yok, olmayacak da; BİP’im vardı, Signal’i de indirdim, şimdilik Whatsapp’tan da vazgeçmek niyetinde değilim… 

Herbirinden aranabilir haldeyim.

Merak edenlere bildiririm.


Bu yazı Fehmi Koru’nun kişisel blogundan alınmıştır

Call Now ButtonŞimdi Arayın!