Araştırma: Akciğerlerdeki şiddetli virüs saldırılarını açıklayabilir

Makrofajların farklı kökenleri olabiliyor ve diğer birçok şeyin yanısıra beyaz kan hücreleri olan ve genetik olarak belirlenmiş farklı ana tiplere ayrılan monositlerden gelişebiliyorlar. İnsanlarda ise bunlardan iki tanesi, “klasik” CD14+ monositleri ve “klasik olmayan” CD16+ monositleri.

*Makrofajlar: (Yunanca: “büyük-yiyiciler”) dokularda bulunan patojenlerin, ölü gözelerin (hücrelerin), hücresel kalıntıların ve vücuttaki yabancı maddelerin yutulmasından sorumlu hücrelerdir. Makrofajlar doğuştan bağışıklık sisteminin bir bölümüdürler.

Popular Science Türkiye‘de yer alan makaleye göre, çalışmaya önderlik eden ve Karolinska Enstitüsü Tıp Bölümü’nde yardımcı profesör olan Tim Willinger şu ifadeleri kullandı:

“Yaptığımız çalışmada, klasik monositlerin solunum yollarına ve akciğerlere göç ederek, akciğerlerin sağlığını ve işlevini koruyan makrofajlara dönüştüklerini gösteriyoruz. Ayrıca, HLA-DRhi adı verilen özel bir monosit tipi belirledik. Bu monosit, bir kan monositi ile bir solunum yolu makrofajı arasında yer alan bir ara bağışıklık hücresi. Bu HLA-DRhi monositleri, kan dolaşımını terk edip akciğer dokusuna göç edebiliyor.”

Fakat klasik olmayan bu monositler, akciğerlerin pek çok damarında makrofajlara dönüşebiliyor ve akciğer dokusuna göç etmiyor.

Willinger’in takımında doktora öğrencisi ve çalışmanın birinci yazarı olan Elza Evren ise şunları kaydetti:

“Akciğerlerdeki belli makrofajlar, muhtemelen bir miktar şiddetli akciğer hastalığıyla bağlantılı. Örneğin solunum enfeksiyonlarında, akciğerlerdeki monositler virüs ve bakterilerle savaşan makrofajlara dönüşüyor. Fakat belli tipteki bir makrofaj da ciddi iltihaplanma ve enfeksiyonlara katkıda bulunuyor olabilir.”

Covid-19 sebep olan yeni SARS-CoV-2 koronavirüsünün sebep olduğu bir enfeksiyonda ise araştırmacılar; iltihap karşıtı makrofajların, kan monositlerinden gelen iltihap yanlısı akciğer makrofajlarıyla yer değiştirdiğine inanıyorlar.

Geçmiş çalışmalardan da bahseden Willinger:

“Diğer çalışmalarda kan monositinden türeyen bu makrofajların mevcudiyetinin, kişinin ne kadar ağır Covid-19 geçirmesiyle ve akciğerlerde oluşan hasarın ne kadar kapsamlı olmasıyla ilişki taşıdığı gösterilmişti. Ağır Covid-19 geçiren hastaların kanındaki HLA-DRhi monositleri de daha düşük. Muhtemelen kandan akciğerlere geçtikleri için. Hızlı iltihap tepkilerinde oynadıkları önemli rol göz önüne alındığında bizim çalışmamız; gelecekte yapılacak tedavilerin, ciddi COVID-19 kaynaklı akciğer hasarını ve ölüm oranlarını azaltmak üzere iltihabi makrofajlara ve monositlere odaklanması gerektiğini gösteriyor.”