2020 Uzay bilimciler için önemli bir yıl oldu

VENÜS’TE YAŞAM İHTİMALI VAR MI?

Teleskoplar, Venüs’ün kavurucu yüzeyinin çok yukarısındaki atmosferik bir katmanda, “alışılmadık derecede yüksek” fosfin konsantrasyonları tespit etti. Bu bulgu, astrobiyolojide bir devrime neden olabilir. Çünkü Dünya’da fosfin her zaman canlı yaşamıyla ilişkilendiriliyor; normalde ya metabolik süreçlerin ya da endüstriyel insan teknolojisinin bir yan ürünü olarak açığa çıkıyor. Sıradan jeolojik veya atmosferik yollarla ortaya çıkması oldukça zor. Tartışma yaratan bu bulgunun ardından yapılan başka bir analiz ise Venüs’te yaşama elverişli olabilecek kadar fosfin olmayabileceğine işaret etti.

GERÇEK OLAN RÜYA

Uzay taşımacılığının şirketler tarafından yapılması rüyaydı, 2020’de gerçek oldu. SpaceX’in Falcon 9 roketi, dört astronotu Uluslararası Uzay İstasyonu’na fırlatarak NASA için ilk operasyonel “uzay taksisi” görevlerine resmen başladı. Parlak beyaz bir Falcon 9 roketi, Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden fırlatıldı. Crew Dragon kapsülü, dört astronotu yörüngeye taşıdıktan sonra roket Dünya’ya geri döndü.

HAYABUSA’NIN 6 YILLIK GÖREVİ

Japonya Uzay Araştırma Ajansı (JAXA), bir asteroitten topladığı örneklerden oluşan 16 kg’lİk bir kapsülü başarıyla yeryüzüne, Avustralya’nın ücra bir köşesine indirdi. Asteroit Ryugu’dan örnekler almak için altı yıl süren çalışmanın maliyeti ise 250 milyon dolar oldu. Bilim insanları özellikle bu yıl, asteroitteki organik maddeler ile suyun kökenini ve bunların Dünya’daki yaşam ve okyanus suyuyla nasıl ilişkili olduğunu öğrenmek için kapsülün içeriğini inceleyecek.

ÇİN’İN AY ZAFERİ CHANG’E-5

2020’nin bir başka başarılı “örnek geri getirme” görevi ise geçen sayılarda haberini yaptığımız Chang’e-5 uzay aracı tarafından yürütüldü. Araç Ay’a başarıyla indi, fotoğraf gönderdi ve Ay örnekleri toplayıp başarıyla geri getirdi. Bu da Çin’in uzay bilimlerindeki başarılarına bir yenisini daha ekledi. Böylelikle insanlık, kırk yılın ardından ilk defa Ay örneklerini Dünya’ya getirmiş oldu. Bilim insanları, örneklerin, Ay’ın kökeni ve yüzeyindeki volkanik aktivite hakkında daha fazla bilgi edinmelerine yardımcı olacağını umuyor.

BİR İLK: UYDU KURTARAN UYDU

Uzay teknolojileri gelişmeye devam ederken uydu servisleri için büyük bir adım olarak nitelendirilen bir gelişme yaşandı. Ömrünün sonuna gelen bir iletişim uydusu, başka bir uydu sayesinde yer sabit yörüngede hizmete geri döndü. Dünyanın yörüngesinde 2 bin 200 uydu bulunuyor. Uyduların ömrünü uzatacak bu teknolojiyle uzaydaki kalabalığın artması engellenebilir.

AY’A İLK KADIN ASTRONOT

Jeff Bezos’un uzay şirketi Blue Origin, Ay’a ilk kadın astronotu götüreceğini 2020’de açıkladı. Blue Origin, Blue Moon aracının inşasına yardımcı olmak için 2019’da toplanan bir ulusal takımın ana yüklenicisi konumunda. Bezos’un şirketi, Ay’a gidişi amaçlayan kârlı hükümet sözleşmeleri için SpaceX ve Dynetics’le rekabet ediyor.

MARS YOLCUSU KALMASIN

ABD: NASA’nın Temmuz 2020’de fırlattığı Perseverance aracının bu yıl 18 Şubat’ta Jezero kraterine inmesi bekleniyor. Görev süresi 1 Mars yılı, yani 687 Dünya günü olarak planlandı. NASA’nın 6 Ağustos 2012’de yüzeye iniş yapan Curiosity aracının zayıf kalan yanları da göz önünde bulundurularak “daha güçlü” ve “daha yetenekli” bir tekerlek tasarımı yapıldı.

ÇİN: Çin’in Ulusal Uzay İdaresi (CNSA), 2020 Temmuzu’nda Tianwen1’i fırlattı. İniş hedefi 23 Nisan 2021. Su ve yaşam belirtileri aranması planlanıyor. Görev başarılı olursa bu, ülkenin Kızıl Gezegen’i ilk keşfi olacak.

BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ (BAE): 2020’de Mars’a uzay aracı fırlatan ilk Arap ülkesi ise Türkçede “Umut” anlamına gelen sondasıyla BAE oldu. Temel amaç, Çin ve ABD gibi Kızıl Gezegen’e iniş yapmaktan ziyade Mars’ı gözlemleme çalışmaları yürüterek küresel çalışmalara katkıda bulunmak ve halka umut vermek.

AB-RUSYA: 2020’de Avrupa Uzay Ajansı (ESA) ile Rusya Federal Uzay Ajansı (ROSCOSMOS) da birlikte başka bir projeyle Mars yolcusu olacaktı. ExoMars 2020 ismini alan bu işbirliği, Kızıl Gezegen’de geçmiş yaşam belirtileri olup olmadığına dair keşifleri de beraberinde getirecekti. Ancak COVID-19 sebebiyle 2022’ye ertelendi.

GÜNEŞ’E YAKLAŞIYORUZ

NASA tarafından fırlatılan Parker Güneş Probu, Güneş’e 6,9 milyon kilometre kadar yaklaşarak 7 yıl boyunca Güneş’in manyetik yapısı ve dinamiklerini araştırmayı amaçlıyor. NASA ve Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) ortak projesi olan Solar Orbiter (SoIO) ise 10 Şubat’ta Florida’daki Cape Canaveral Hava Kuvvetleri İstasyonu’ndan fırlatıldı. Ana görevine Kasım 2021’de başlaması beklenen uzay aracı, Merkür’ün yörüngesine girerek Güneş’i daha yakından inceleyecek.

SAMANYOLU’NUN SINIRI NİHAYET BULUNDU

2020’deki çalışmalar, Samanyolu’nun yaklaşık 2 milyon ışık yılı boyunca, parlak spiral diskinden 15 kat daha geniş olduğunu ortaya çıkardı. Ortaya çıkarılan bu sayı, galaksinin ne kadar büyük olduğunu ve kaç galaksinin yörüngesinde olduğunun bulunmasını sağlayabilir. İngiltere’deki Durham Üniversitesi’nden astrofizikçi Alis Deason ve meslektaşları, Samanyolu’nun “kenarını” bulmak için yakın gökadaları kullandı. Kesin çap, arXiv.org’a 0.4 milyon ışık yılı sapmayla 1.9 milyon ışık yılı olarak bildirildi. Bu boyutu gözünüzde canlandırabilmek için Güneş ile Dünya arasındaki mesafenin bir cm olduğu bir harita düşünün.